kstb

ted,london

28-02-2017 15:36 GÜNDEM

Babam suratıma bakmıyor

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve iki polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin davanın sanıklarından İsmail Yiğit, Marmaris'e Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıldıktan 3,5 saat sonra gittiklerini öne sürerek, "Bizden önce birileri Cumhurbaşkanımıza suikast girişiminde bulunmuş ve kendileri bu saldırıdan kıl payı kurtulmuş olabilir." iddiasında bulundu.

Babam suratıma bakmıyor
oar iç ddetay

Ayrıca Yüzbaşı İsmail Yiğit tutuklandıktan sonra babasının sadece iki kez yanına geldiğini ve suratına bakmadığını açıkladı.

Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'na gerçekleştirilen  duruşmada sanıklardan eski Özel Kuvvetler Tim Komutanı Yüzbaşı İsmail Yiğit,   Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyetine savunmasını yaptı.

Eski Binbaşı Şükrü Seymen'in emriyle 15 Temmuz günü Atatürk  Havalimanı'nın askeri kısmına gittiklerini belirten Yiğit, burada karşılaştıkları  Seymen'in sürekli telefonla görüştüğü için kendisiyle görevin ne olduğuyla ilgili  konuşmadıklarını iddia etti.

Helikopterle Çiğli Ana Jet Üssüne gittiklerini anlatan Yiğit, burada  yanlarına gelen eski Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in bir telefon ya da  tablet bilgisayardan TRT'nin internet sitesinde yayınlanan sözde darbe  bildirisini göstererek, "TSK yönetime el koydu, sıkı yönetim ilan edildi. Size  Genelkurmay Başkanı'nın emirlerini iletiyorum. Cumhurbaşkanı'nı bulunduğu yerden  alacağız." dediğini aktardı.

İddianamede, 6 tanığın, kendilerinden daha önce birilerinin gelerek  saldırıyı gerçekleştirdiği yönünde ifadeleri olduğunu öne süren Yiğit, "Biz  Cumhurbaşkanı Marmaris'ten ayrıldıktan 3,5 saat sonra oraya gittik. Bizden önce  birileri Cumhurbaşkanımıza suikast girişiminde bulunmuş ve kendileri bu  saldırıdan kıl payı kurtulmuş olabilir. Hayatını kaybeden polisi de bu bizden  önce gelen kişiler şehit etmiş olabilir." iddiasında bulundu.

Kendilerinin oraya birilerini öldürüp infial yaratmaları amacıyla  gönderilmiş olabileceklerini iddia eden Yiğit, timi oraya gönderen kişilerin  ortaya çıkmasını istediklerini kaydetti.

Darbe girişimi gecesi hava trafiğinin kapatıldığını ve bu yasaktan 2  saat sonra helikopterlerinin İstanbul'dan havalandığını belirten Yiğit, buna göz  yumanların da yargılanması gerektiğini savundu.

Bu göreve seçilme sebebinin, "FETÖ'nün en iyi ve güvenilir  elemanlarından birisi olması" şeklinde gösterildiğini hatırlatan Yiğit, ifadesini  şöyle sürdürdü:

"Çok dini bir yapım yok ama kimseyi de ilah yerine koymam mümkün  değil. Terör örgütü üyesi olduğum kanaatiyle beni bin yıl hapis cezasıyla  yargılıyorsunuz. Bu kadar zengin olan bir örgütün iyi bir elemanı olsam sadece  bir arabam ve bankada 5-6 bin lira olmazdı. Bir evim bile yok ayrıca 10 yıl  boyunca bütün tehlikeli operasyonlarda yer aldım. 18 ay ailemi görmeden terör  operasyonlarında görev aldım. Örgütün iyi bir elemanı olsam kendimi daha rahat  bir göreve verdirirdim. Ben polis çocuğuyum, 23 sene polis teşkilatının ekmeğini  yedim. Babam şu an yüzüme bakmıyor. Terör örgütü üyesi olduğum ve polisleri şehit  ettiğim ithamları doğru değil. Böyle bir aşağılamayı kesinlikle kabul etmiyorum."

"Kuzu'ya işitme testi yapılsın"

Aynı suikast timinde görev alan eski Astsubay Başçavuş Zekeriya  Kuzu'nun ifadesinde yer alan ve iddianamede de geçen "İsmail Yüzbaşı araziye  çıkınca 'Aranızda hizmet hareketinden olmayan var mı?' diye sordu." cümlesinin  kesinlikle kendisine ait olmadığını iddia eden Yiğit, Kuzu'nun önceden verdiği  ifadelerini reddettiğini anımsattı.

Yiğit, "Kuzu'nun daha önceki ifadelerinde suçladığı 55 kişinin 40'ı şu  anda serbest durumda. Araziye çıktığımızda bazı kişilerde duyma kaybı olduğu  söyleniyordu. Zekeriya Kuzu'ya işitme testi yapılmasını talep ediyorum." diye  konuştu.

Koruma polislerinin bulunduğu bölüme bomba attığı iddiasını da kabul  etmeyen Yiğit, camı kırarak içeridekileri uyardığını belirterek, "El bombasını  içeri atmadım. Uyarıdan sonra pencerenin önüne bıraktım. Bu bomba taarruz tipi  bir bombaydı. Sadece ses ve duman çıkartan, parça tesirli olmayan bu bomba  dışarıda patladığı için kimseyi öldürmüş olması mümkün değil." şeklinde savunma  yaptı.

Yiğit, üzerine atılı diğer suçlarda olduğu gibi polislere ateş açtığı  iddialarını da yalanladı, hiçbir polisi şehit etmediği ileri sürdü.

Suikast için değil Cumhurbaşkanı'nı bulunduğu bölgeden almak için emir  aldıklarını öne süren Yiğit, "sıkı yönetim" ilan edilmişse oradaki herkesin  Cumhurbaşkanı'nı almaya gideceklerinden haberdar olduğu düşüncesiyle hareket  ettiği iddiasında bulundu.

Duruşmaya diğer sanıkların dinlenmesiyle devam ediliyor...

Suç tarihi itibarıyla Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde görevli  olmakla birlikte İstanbul Harp Akademileri Komutanlığında Yüzbaşı rütbesiyle  kurmaylık eğitimi alan ve iddianamede adı "Sayın Cumhurbaşkanı'na suikast  girişimi eylemine, nakillerini sağlayan helikopterlerden inerek kolluk  görevlileriyle çatışmaya giren ve iki polis memurunu şehit eden 23 kişilik grubun  içerisinde yer almak suretiyle bizzat katılan şüpheli İsmail Yiğit..." şeklinde  geçen İsmail Yiğit, Marmaris'teki saldırının ardından kaçmış, 31 Temmuz'u 1  Ağustos'a bağlayan gece düzenlenen operasyonla, eski Binbaşı Şükrü Seymen'in de  aralarında bulunduğu grupla yakalanmış ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.




DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
Çok Okunan Haberler
Puan Durumu