Ankara
19 Mayıs, 2026, Salı
  • DOLAR
    45.59
  • EURO
    53.13
  • ALTIN
    6650.7
  • BIST
    14.03
  • BTC
    76863.997$

Örgütlerden ortak açıklama: Ceza yasalarına karşı dayanışmayı büyüteceğiz

Örgütlerden ortak açıklama: Ceza yasalarına karşı dayanışmayı büyüteceğiz
Sendikalar ve siyasi partilerden oluşan çok sayıda örgüt, Ceza Muhakemeleri Usulü düzenlemesine ilişkin ortak açıklama yaptı. Açıklamada, "Ceza yasalarına karşı dayanışmayı büyüteceğiz" ifadeleri kullanıldı.

 

Sendikalar ve siyasi partilerden oluşan çok sayıda örgüt, Ceza Muhakemeleri Usulü düzenlemesine ilişkin ortak açıklama yaptı.

UBP-DP-YDP hükümeti ile Meclis çoğunluğunun, kamuoyunda tartışma yaratan Ceza Muhakemeleri Usulü düzenlemesini toplumdan yükselen itirazlara rağmen ilerletmeye çalıştığı savunulan ortak açıklamada, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkını ilgilendiren böylesine kritik bir konuda örgütlü yapıların görüşlerinin dikkate alınmamasının demokratik katılım ilkesini ihlal ettiği ifade edildi.

Açıklamada, Cumhurbaşkanı tarafından yeniden değerlendirilmek üzere Meclis’e geri gönderilen düzenlemenin, 20 Mayıs’ta Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nde yeniden görüşüleceği belirtilerek, süreçten doğrudan etkilenecek basın emekçileri ile basın örgütlerinin yeniden sürece dahil edilmemesinin kabul edilemez olduğu kaydedildi.

Düzenlemenin yalnızca teknik bir hukuk değişikliği olmadığı belirtilen açıklamada, söz konusu yasa değişikliğinin toplumun haber alma hakkını, eleştirel düşünceyi ve kamusal denetim mekanizmalarını doğrudan etkileyebilecek sonuçlar yaratma potansiyeli taşıdığı ifade edildi.

Gazetecilik faaliyetlerinin cezai baskı tehdidi altına sokulmasının, araştırmacı gazeteciliği ve eleştirel yayıncılığı baskılayacağı savunulan açıklamada, gazetecilerin haber yaptıkları gerekçesiyle soruşturma ve ceza tehdidiyle karşı karşıya kalabileceği, bunun da toplumda oto sansürü yaygınlaştıracağı belirtildi.

Basın üzerinde yaratılacak baskının yalnızca gazetecileri değil, toplumun tamamını etkileyeceği vurgulanan açıklamada, halkın gerçeklere ulaşma hakkının zayıflatılmasının, yolsuzlukların ve kamu yararına aykırı uygulamaların görünmez hale gelmesine yol açabileceği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, düzenlemede yer alan bazı ifadelerin muğlak ve geniş yorumlara açık olduğu savunularak, bunun hukuk güvenliği açısından sakıncalar yaratacağı kaydedildi. Belirsiz yasa maddelerinin yalnızca gazeteciler için değil, sosyal medya kullanıcılarından aktivistlere, sendikacılardan yurttaşlara kadar toplumun geniş kesimleri üzerinde baskı oluşturacağı ifade edildi.

Örgütler açıklamalarında, hükümetin eleştirileri dikkate almak yerine “şeklen bir yeniden değerlendirme” görüntüsü verdiğini savunarak, sürecin şeffaf, demokratik ve katılımcı şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Ortak açıklamada, basın özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını savunmaya devam edecekleri vurgulanarak, hükümet ile Meclis çoğunluğuna “23B numaralı yasa maddesini geri çekme” çağrısı yapıldı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

"Ceza yasalarına karşı dayanışmayı büyüteceğiz

UBP-DP-YDP hükümeti ve meclis çoğunluğu, günlerdir kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olan Ceza Muhakemeleri Usulü düzenlemesi, toplumdan yükselen itirazlara rağmen aynı dayatmacı anlayışla ilerletmeye çalışmaktadır. Basın özgürlüğünü, düşünce, ifade özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını doğrudan ilgilendiren böylesine kritik bir konuda toplumun örgütlü yapılarının görüşlerini yok saymak, demokratik katılım ilkesini açıkça ihlal etmektedir.

Cumhurbaşkanı tarafından yeniden değerlendirilmek üzere Meclis’e geri gönderilen Ceza Muhakemeleri Usulü düzenlemesinin, 20 Mayıs tarihinde Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nde yeniden görüşülecek olmasına rağmen, süreçten doğrudan etkilenecek basın emekçilerinin ve ilgili basın örgütlerinin bir kez daha dışlanması kabul edilemezdir.

Bugüne kadar sendikalar, basın örgütleri, hukuk çevreleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasal partiler tarafından yapılan açıklamalarda da vurgulandığı üzere, söz konusu düzenleme yalnızca teknik bir hukuk değişikliği değildir. Bu düzenleme, toplumun haber alma hakkını, eleştirel düşünceyi ve kamusal denetim mekanizmalarını doğrudan etkileyecek ciddi sonuçlar yaratma potansiyeli taşımaktadır.

Özellikle gazetecilik faaliyetlerinin cezai baskı tehdidi altına sokulması, kamu yararına yapılan haberlerin, araştırmacı gazeteciliğin ve eleştirel yayıncılığın baskılanmasına neden olacaktır. Böylesi bir ortamda gazeteciler, yalnızca haber yaptıkları için soruşturma ve ceza tehdidiyle karşı karşıya kalacak, bu durum ise toplumda oto sansürü yaygınlaştıracaktır.

Basın üzerinde yaratılacak baskı yalnızca basın emekçilerini değil, toplumun tamamını etkileyecektir. Halkın gerçeklere ulaşma hakkının zayıflatılması, yolsuzlukların, usulsüzlüklerin, kamu yararına aykırı uygulamaların görünmez hale gelmesine neden olacaktır. Demokratik toplumlarda basın, kamunun gözü ve kulağıdır. Bu alanın baskı altına alınması, demokratik denetim mekanizmalarının da zayıflatılması anlamına gelmektedir.

Ayrıca ilgili düzenlemenin muğlak ve geniş yorumlara açık ifadeler içermesi, hukuk güvenliği açısından ciddi sakıncalar yaratmaktadır. Yasaların belirsiz hale getirilmesi, ifade özgürlüğünü kullanan her yurttaşın potansiyel olarak suçlama tehdidi altında bırakılması anlamına gelir. Bu ise yalnızca gazeteciler için değil, sosyal medya kullanıcılarından aktivistlere, sendikacılardan yurttaşlara kadar toplumun geniş kesimleri üzerinde baskı yaratacaktır.

Özellikle basın örgütlerinin ve ilgili kesimlerin yeniden komite çalışmalarına çağrılmaması, hükümetin eleştirileri dikkate almak yerine yalnızca şeklen bir “yeniden değerlendirme” görüntüsü yaratmaya çalıştığını göstermektedir. Eğer gerçekten hukuki hassasiyet, toplumsal uzlaşı ve demokratik meşruiyet gözetilseydi, süreç şeffaf, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yürütülürdü.

Ancak UBP-DP-YDP hükümeti, halkın itirazlarını dinlemek yerine kapalı kapılar ardında yasa geçirme anlayışında ısrar etmektedir. Demokratik toplumlarda böylesine önemli düzenlemeler, ilgili kesimler dışlanarak, eleştiriler yok sayılarak ve oldu-bitti yöntemleriyle hayata geçirilemez.

Bizler, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, basın örgütleri ve siyasal partiler olarak; basın özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. UBP-DP-YDP hükümetini ve meclis çoğunluğunu, toplumdan yükselen tüm itirazlara rağmen bu düzenlemeyi oldu bittiye getirerek geçirme ısrarından vazgeçmeye; ilgili tüm kesimlerin katılımıyla şeffaf, demokratik ve katılımcı bir süreç yürütmeye ve ilgili yasadaki 23B numaralı yasa maddesini geri çekmeye çağırıyoruz.

Basın-Sen

BES

Dev-İş

Güç-Sen

HAKSEN

KTAMS

KTOEÖS

KTÖS

Maliye-Sen

Tel-Sen

Tıp-İş

Türk-Sen

Baraka Kültür Merkezi

Ekonomi ve Sosyal Politikalar Araştırma Merkezi-ESPA

Federal Çözüm için Barış ve Demokrasi İnisiyatifi

İnsan Hakları Platformu

Kıbrıs Edebiyat Derneği

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği

Liberal Demokrasi Hareketi

Yeşil Barış Hareketi

Bağımsızlık Yolu

Halkın Partisi

Toplumcu Demokrasi Partisi

Yeni Kıbrıs Partisi"

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.