Brüksel’de bu hafta Avrupa Birliği Sözleşmesi’nin 42.7 maddesiyle ilgili simülasyon tatbikatları yapılacağı, tatbikatlardan birinin “NATO üyesi olmayan, AB üyesi olan bir ada ülkesine saldırı” ile ilgili olduğu haber verildi.
AB'NİN 42.7'NCİ MADDESİ VE NATO'NUN 5'İNCİ MADDESİ
Fileleftheros “Karşılıklı Yardım Maddesi Deneniyor… Brüksel’de, Üye Devletlerin AB’nin 42.7 Maddesine Nasıl Tepki Verdiğine İlişkin Üç Simülasyon Senaryosu” başlıklı haberinde, bu hafta gerçekleştirilecek simülasyon senaryolarından çıkacak sonuçların, bundan sonra atılacak adımların ve AB’nin alması gereken kararların yol haritasını oluşturacağını yazdı.
İlk senaryonun, NATO üyesi olmayan bir ada ülkesi üye devlete saldırıyla ilgili olduğunu ve bunun (Güney) Kıbrıs, Malta ve İrlanda’yı içeren (Avusturya’nın da NATO’ya üye olmadığına dikkat çekildi) bir kategori olduğunu kaydeden gazete, bu senaryonun, NATO güvenlik ağı olmadan “zor şartlar altında” denenecek "kritik bir senaryo" olduğunu yazdı.
Haberde, hem AB hem de NATO üyesi ülkelerle ilgili ikinci senaryodan birbirini tamamlayan ve birbiriyle çatışan AB’nin 42.7 maddesi ile NATO’nun 5’inci maddesinin birbirini nasıl etkilediğinin sınanacağı belirtildi.
Üçüncü senaryonun ise siber saldırıyla ilgili olduğu belirtilen habere göre, bu senaryoda “sahada silahlı saldırıya” atıf yapılan 42.7 maddesinin hibrit tehditleri de kapsayıp kapsamadığı incelenecek. Bunun, 42.7 maddesinin en büyük hukuki boşluklarından biri olduğuna dikkat çekiliyor.
Gazete, diplomatik kaynaklara dayanarak çoğu AB üyesinin 42.7 maddesi meselesinin “gündeme gelmesini istemediğini, gayriresmi Avrupa Konseyi’nde şüpheler, Komisyon’da da tereddütler olduğunu” aktardı.
Söz konu maddenin ilk kez Paris’e yapılan terör saldırısından 4 gün sonra 17 Kasım 1995’te Fransa tarafından gündeme getirildiğini ve 28 üye devletin destek beyan ettiğini hatırlatan gazeteye göre, Fransa o zaman NATO’nun 5’inci maddesi yerine AB’nin 42.7 maddesini, kurumsal organların katılımı şartı olmaksızın, üye devletlerle ikili müzakereler yeterli olduğundan,esneklik nedeniyle tercih etti.
Haberde, Avrupa Parlamentosu Araştırma Birimi’nin o zamanki raporunun, 42.7 maddesinin ilk kez devreye sokulmasının, bir kriz halinde -özellikle de bir sonraki hedef ülke daha küçük ve alacağı yardımı tek başına koordine edecek kaynağı bulunmayan bir ülkeyse- maddenin işlevsiz kalma riski bulunduğuna dikkat çekildiği hatırlatıldı.
Gazeteye göre Avrupa Konseyi Hukuk Dairesi ise 2015 olaylarıyla ilgili görüşünde, 42.7 maddesinin uygulama zorunluluğunun bütün üye devletler için bağlayıcı olduğuna, saldırıya uğrayan devlete yapılacak yardımın sembolik olamayacağına işaret etti. Bu ayrımın "kritik" olduğuna ve üye devletlerin 2015’te olduğu gibi, bir dayanışma jesti ile sıyrılabilmesine hukuki açıdan tavan sınırı getirdiğine dikkat çekildi.
Habere göre, karşılıklı yardım konusu, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in salı günü Atina’da Avrupa Savunma Komiseri Andrius Kubilius’la ve pazartesi günü Ermenistan’ın başkenti Erivan’da gerçekleşecek İngiltere, Fransa, İtalya liderleri ve Avrupa Komisyonu Başkanı’nın da katılacağı Avrupa Siyasi Topluluğu Toplantısı çerçevesinde yapacağı görüşmelerde gündemin en üst sırasında olacak.
Gazete, Kubilius’un Atina ziyaretinin Avrupa Savunma Sanayiin güçlendirilmesi çerçevesinde gerçekleşeceğini, bu çerçevede Yunanistan Milli Savunma Bakanı Konstantinos Kombos ve Başbakan Kiriakos Miçotakis ile görüşeceğini ve GOVSATCOM güvenli uydu iletişim tesislerini ziyaret edeceğini belirtti. Hristodulidis ile yapılacak görüş alışverişinin, Rum yönetimi ile Yunanistan’ın savunma konularında stratejik olarak örtüşmesini yansıttığına işaret edildi.