kstb

ted,london

19-07-2019 13:18 GÜNDEM

KIBRIS TMT DERNEĞİ 20 TEMMUZ MESAJI…

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkanı Yılmaz Bora, 20 Temmuz 1974’te Türk Silahlı Kuvvetleri, uluslararası antlaşmalardan doğan meşru ve de barışçı müdahaleyi yapmamış olsa bugün Kıbrıs’ta, Girit adasında olduğu gibi tek bir Türk kalmayacağını belirterek, Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te haklı ve yerinde müdahaleyi yaptığını kaydetti.

KIBRIS TMT DERNEĞİ 20 TEMMUZ MESAJI…
oar iç ddetay

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkanı Yılmaz Bora, 20 Temmuz 1974’te Türk Silahlı Kuvvetleri, uluslararası antlaşmalardan doğan meşru ve de barışçı müdahaleyi yapmamış olsa  bugün Kıbrıs’ta, Girit adasında olduğu gibi tek bir Türk kalmayacağını belirterek, Türkiye’nin  20 Temmuz 1974’te  haklı ve yerinde müdahaleyi  yaptığını kaydetti.
 
Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkanı Yılmaz Bora, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı mesajında,  Şubat 1959’da ilgili taraflar arasında imzalanan Londra ve Zürih Antlaşmaları ile bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti meydana gelerek Kıbrıs’ta yeni ve umut dolu bir süreç başladığını ancak  “Megalo İdea” hayallerinden vazgeçmeyen Rumların Cumhuriyeti Enosis’e bir basamak olarak gördüklerini söylemelerinin Cumhuriyet’in temellerini dinamitlediğini belirtti.

Bora,  Kıbrıs Türk halkının  Cumhuriyet’i büyük bir coşku, heyecan ve samimiyetle karşıladığını  ancak karşı tarafın  niyetlerinin olumsuz olduğunu  kaydetti.


Rumların  Akritas ve Enosis planlarına değinen Bora, “ Gerek düşünceleri ve gerekse uygulamaya koydukları saldırı palanlarında başarılı olamadılar. Lefkoşa’da başlattıkları saldırılarını safha safha bütün Ada’ya yaydılar. Ama saldırdıkları her yerde gördükleri direnişler karşısında şaşkına döndüler. Kıbrıs Türk halkını bu saldırılarla yıldıramadılar.” dedi.

3 km2 lik bir alan içinde insanlık dışı koşullarda yaşamaya mahkum edilen Kıbrıs Türk halkının, yediden yetmişe  ulusal direnişte yerini aldığını belirten Bora, yeterli silah ve cephanesi olmamasına rağmen  asla yılgınlığa ve umutsuzluğa kapılmadığını belirtti.

Bora,  direniş 11 yıl devam etmesine rağmen Kıbrıs Türk halkının   ne Rum’a ne de BM Barış Gücü’nün tehditkâr taleplerine boyun eğdiğini,  kadını, erkeği, yaşlısı ve genci ile birlikte bu direnişte başını dik tuttuğunu, Anavatan Türkiye’ye ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne güveninin  boşa çıkmadığını anlattı.

Dünyada savaşlardan ve toplu göçlerden sonra mülkiyet sorununun  her zaman iki devlet arasında yapılan bir anlaşma ile çözüldüğüne dikkat çeken  Bora şu ifadeleri kullandı:

“Bilinmelidir ki,  birleşik bir Kıbrıs’ın sahibi Kıbrıs Türk halkı olmayacaktır. Birleşik bir Kıbrıs’ın sahibi Avrupa yani AB ve sonuçta Yunanistan olacaktır. Sürdürülen bugünkü görüşmelerden olumlu bir sonuç beklenmemelidir. Zira Rum ve Yunan’ın ve onlara arka çıkan emperyalistlerin amacı bizleri Anavatanımızdan koparıp devletimizden vazgeçerek Birleşik bir Kıbrıs’ta Rum’a tabi olmamız hedeflenmektedir.”

Bora, başta öğretmenler olmak üzere KKTC aydınlarını Rum faşizmine karşı direnmeye; Kıbrıs’ın yaşanmış gerçeklerini halka anlatmaya, Kıbrıs Rum Yönetimi’nin maskesini düşürmeye, Kıbrıs Türklerinin aldatılarak içinden çıkılmaz bir tuzağa düşülmesini engellemeye davet etti.”


“Barış için Kıbrıs Türk halkının varlığını ve özgürlüğünü sağlayan KKTC’nin yaşatılması, gerçeği ortadadır.  Ama Anastasiadis ve diğer Rum yetkililerin Anavatanımız Türkiye ile olan koparılamaz bağlarımızı sonlandırmamızı istemekte ve Enosis  yolunu açacak ‘Sıfır Asker ve Sıfır Garantide’ ısrar etmektedirler” diyen Bora, yeni bir görüşme sürecinin KKTC’nin tanınması ile mümkün olacağını vurguladı.

Bora, “20 Temmuz Mutlu Barış Harekâtının 45’nci Yılında bizlere bugünleri, canları ve kanları ile armağan eden aziz şehitlerimiz ile gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor ve Büyük Türk Ulus’una olan sarsılmaz inancımızı bir kez daha kıvançla yineliyoruz.” ifadelerini kullandı.




DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
Çok Okunan Haberler
Puan Durumu